N’aber lan sevgili okur!

koroku10Rezervuar köpeklerini izlediniz mi? Hani orada birbirini tanımayan ve tanışmak da istemeyen abiler birbirlerine renk isimleri ile hitap ediyorlar. Ben de bu doğrultuda kendime “yeşil” diyeceğim. Kendimi bir renkte sınıflandırıp (yeşili neden seçtiğimi ileri günlerde belki anlatırım -anlatmadı- ) o rengin tüm kırmızı çizgilerinin en dip noktasına gelmek belki de bana keyif veriyor. Tabiri caizse “yasak meyvenin cazibesi” de diyebiliriz. Ne yani Âdem ile Havva’nın çocuğu değil miyim? Belki de yasak meyveyi dalından koparıp yememek de diyebilirsiniz. Size karışacak değilim.
Bu sayfaya bir şeyler yazmak için her uğradığımda “ne yazacağım ya” diye düşünürdüm ilkin. Bu sebeple bu sayfa kurulduktan sonra birkaç hafta bomboş gözlerle bana bakıp durdu. Hani yapı gereği kendimi kasamıyorum ya ve hani bir “gönüllük” eriyim ya! Gönüllük demişken onu da anlatayım;
Yaradılış icabı kendimi bazen sınırlandıramıyorum. İster buna iradesizlik deyin, ister “hangi çılgın bana zincir vuracakmış” deyin. Benim için fark eden bir şey olmayacak biliyorsunuz. Gönüllük de işte bu düşüncenin dışa vurumu idi. Temelde her gün muntazam günlük tutanlara inat “estikçe” günü yazmak bana daha sevimli geldi ve ikinci forumolog (yani forum kurdu) dönemimde aktif katılımcısı olduğum forumda bunu aşikâr bir şekilde uyguladım. Özel hayatımı dökmedim merak etmeyin zaten ajandaya da yazsam özelimi yazmazdım ki.
Lafı çok uzattım farkındayım bu sebeple hemen başlığa dönüyorum;
Sayın okur, n’aber lan derken zatıalinize karşı herhangi bir saygısızlıkta bulunmak istemedim. Sadece kendi içimdeki “lan” ı dışa vurmak istedim. Ne yani birimiz kızdığımız zaman bu “lan” ı çokça kullanmıyor muyuz?
Şimdi sayın okur ben “kimimiz sanal dünyada olduğumuzdan daha ziyade kibarlaşıyor, kimimizde tam aksi derecede öküzleşiyoruz” desem bana kızar mısın?
Kızma n’olur! Hayat böyle.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir