Ayla Film Yorumu

Genel
1

Vizyona girmeden önce Oscar adaylığı ile gündeme gelen Ayla filmini geçen hafta sinemada izledim. Adetim üzere bu çok konuşulan filme gitmeden önce filmin hikayesi konusunda biraz araştırma yapıp fikir sahibi olmuştum. Araştırma aşamasında TV’de denk geldiğim filmin çekim hikayesini anlatan belgeseli de çok faydalı oldu.

Spoyler vermeden film hakkında düşüncelerimi aktarayım;

Türkiye’den Güney Kore’ye giden bir Astsubay ile anne ve babasını savaşta kaybeden bir kız çocuğunun Kore’de yaşadıklarını anlatan filmin ana teması çok çarpıcı ve hikayesi müthiş. Hele hikayenin baş kahramanının savaş meydanında yetim kalmış bir çocuk olması filme zaten çok özel bir nitelik kazandırıyor.

Hikayesinin sağlamlığına rağmen gerçekliğe bağlı kalma kaygısından mıdır bilmem ama duygusal sahnelerde kurguda zayıflıklar olduğunu söyleyebilirim. Bazı sahnelerde tam hıçkıra hıçkıra ağlamak isterken birden o duygusallığın kesildiğini hissettim. Hani “duygu geçmedi” derler ya yer yer o hisse kapılabilirsiniz. Bu eksiklikle birlikte yeterince ağlayacağınızı garanti edebilirim.

Duygusal bir filmin güldüren sahneleri olmasını hep çok sevmişimdir. Bu filmde güldüren ve tebessüm ettiren çok sahne var.

Filmin efekt ve seslerini çok beğendim. Görüntü kalitesi, kamera açıları gayet iyi.

Oyuncu kadrosu için pek yoruma gerek yok ama bir paragraf açmak gerekirse, İsmail Hacıoğlu, Murat Yıldırım, Ali Atay yine harika oynamışlar. Filmin sonuna doğru görünmesine rağmen Çetin Tekindor oyunculuğu ile yine devleşiyor. Koreli oyuncuların hele minik Ayla’yı oynayan Kim Seol isimli küçük kızın oyunculuğuna bayılacaksınız. Kısacası oyunculuk konusunda çok iyi bir film olduğunu söyleyebilirim.

Film 125 dakikalık gayet uzun bir film. Bu süre hikaye için gerekli belki ama yine yukarıda da belirttiğim üzere daha iyi bir kurguda daha kısa bir sürede aktarılabilir miydi düşüncesi taşımıyor değilim.

Film gösterime girdiği ilk iki hafta 1 milyon 100 bine yakın biletli kişi tarafından izlenmiş. Gişede gayet başarılı bir açılış yapan Ayla’nın ikinci haftası da 500 bine yakın biletli seyirci ile iyi geçmiş.

Film hakkında kısa ve sıkmadan bilgi vermeye çalıştım. Hasılı kelam; sinema salonlarında film izleme tutkunuz varsa Ayla filmine gidip memnun bir şekilde salondan ayrılabilirsiniz.

Film Puanım
  • 8/10
    Hikaye - 8/10
  • 6/10
    Kurgu - 6/10
  • 6/10
    Süre - 6/10
  • 8/10
    Ses ve Efekt - 8/10
  • 7/10
    Film müziği - 7/10
7/10
1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel
Semih Kaplanoğlu’nun Buğday’ı

Tokyo film festivalinde Büyük ödül aldıktan sonra daha çok duyulan Semih Kaplanoğlu’nun “Grain” yani Buğday isimli filmini internetten sipariş ettiğim DVD sayesinde izleme şansı yakaladım. Sinemada salon bulamama ve yaygınlaşamama şikayetleri ile de gündem olduğu için ben DVD alıp izlemekte buldum çareyi. Eminim bu film için sinema çok daha iyi …

Genel
Bu dünyadan bir Dalida geçti

Hani müzik zevki karışık yazan kişiler var ya işte onlardan biri olarak bazen opera bazen pop ve bazen arabesk şarkılar dinleyen, etnik müziğe aşık, Farsça, Arapça, Azerice söylenen müziklere aşırı ilgili biriyim, kısacası kulağıma hoş gelen her tür müziği dinlerim, müziğin evrenselliğinin canlı şahidiyim. İşte bu düşünce ile ilkin arabada …

Genel
Yeni bir yaşam biçimi olarak; Yürüyüş

Değerli okuyucu uzun bir sürenin ardından kişisel bir yazıyı ilk defa kaleme alacağım sanırım. Bendeniz halihazırda 100 kilonun üzerinde ve evet kabullenmek istemesem de vücut kitle indeksine bakılırsa obez adayı bir bireyim. Her kilolu bireyin aklının bir köşesinde her zaman kilo verme isteği vardır ama bu isteği her zaman bahanelerimiz …

%d blogcu bunu beğendi: