Bu dünyadan bir Dalida geçti

Bu dünyadan bir Dalida geçti

Dalida 1933-1987

Hani müzik zevki karışık yazan kişiler var ya işte onlardan biri olarak bazen opera bazen pop ve bazen arabesk şarkılar dinleyen, etnik müziğe aşık, Farsça, Arapça, Azerice söylenen müziklere aşırı ilgili biriyim, kısacası kulağıma hoş gelen her tür müziği dinlerim, müziğin evrenselliğinin canlı şahidiyim.

İşte bu düşünce ile ilkin arabada dinlediğim yavaş şarkılar çalan bir radyodan duydum Dalida’nın sesini. Fransızca şarkı seven biri olarak dikkatimi çok çabuk çekti. Tabi ilk dinlerken kimdir nedir bilmiyordum. Şarkının “my love in Portofino” kısmını aklımda tutup ilk fırsatta kim olduğunu ve diğer şarkılarını öğrendim Dalida’nın. Şuan bu yazıyı yazarken de yine Dalida dinliyorum. Dalida’nın kim olduğunu burada sizinle uzun uzadıya paylaşmayacağım ama oldukça dramatik bir şekilde pek erken ayrılmış aramızdan. Toprağı bol olsun!

Aşağıda birkaç şarkısını sizlerle paylaşacağım Dalida’yı tanımanızı isterim. Ekşi sözlükte hakkında söylenen “Fransızların Ajda Pekkan’ı” tanımına katılmakla birlikte Ajda Pekkan’ın bizim Dalida’mız olduğu yorumu bence daha gerçekçi olurdu.

Biliyorum şarkıları dinler dinlemez sizde hemen müziğin tanıdık geldiğini düşüneceksiniz; evet haklısınız bir çok şarkısı bizim dilimize çevrilmiş bir isim Dalida. Benim tabii ki favorim “I found my love in Portofino” şarkısı ama ben bütün şarkılarını çok sevdim.

Daha fazlası için

Dino Merlin; Esaslı adam!

Dino Merlin; Esaslı adam!

Aslında Dino Merlin’e dair çok fazla süslü cümleler kurmak gereksiz. Çünkü fazla süslü kelimeler paslanmış, eskimiş, küllenmiş kişileri cilalamaya yarar; altındaki madenin çürüklüğüne bakılmaksızın aldanırız o cilalamalara.

Dino Merlin için balkanların “savaş karşıtı” büyük sesi desek ve bir destan gibi dillerde dolaşan “Dino Merlin şarkı söylemeye başlayınca silahlar susar, şarkı söylediği yere barış getirir” sözünü eklesek yeterde artar bile bana kalırsa.

Hakkında internetten yeterince bilgi toplayabileceğiniz bu müstesna sanatçının genellikle albüm kayıtlarını İstanbul’da yaptığını bilmek enteresan gelebilir belki ama o zaten bizden biri. Öyle ki “börek(burek)” isminde şarkı yapıp nakaratını Türkçe yazacak kadar bizden! Zaten şarkılarını dinledikçe bizim geleneksel enstumanlarımızın tınısına yakından şahitlik edeceksiniz.

Sözü uzatmadan iki şarkısı ile sizleri baş başa bırakıyorum ama tavsiye etmeden de durmuyorum; Bu sesi takip edin! Hele ki bir silah-savaş karşıtı iseniz!

ahmet aslan

Geç tanıdığım bir değer: Ahmet Aslan…

ahmet aslan
Ahmet Aslan

Finans sektörü ile direkt etkileşim halinde bir meslekte çalışıyorum ve bu aralar ortalık toz duman. Bu sebeple düzenli yazı yazamıyorum ama şuan yaklaşık bir saatlik bir boş zamanım var ve ben de kaç gündür aklımda olan bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Türk halk müziği adı üstünde bizim öz müziğimiz, bu toprakların bağrından çıkan tam olarak bizden olan bir müzik türü. Bu müzik türünü en iyi icra eden ise şüphesiz ki Alevi vatandaşlar. Ortaokulu Alevi arkadaşlarımın bol olduğu bir yerde okudum ve bu arkadaşlarımın bir kısmının henüz ilkokul seviyesinde bağlama saz çalma gayretine yakinen şahit oldum. Zaten müzik ve bağlama alevi kültürünün çok önemli bir yapı taşı.

Bugün bu yazı vesilesi ile alevi olmasının da etkisiyle belki doğuştan müzisyen olan bir kişi hakkında görüşlerimi yazacağım. Toplumun genelinde çok bilinmez ama yeni kuşak içinde çok popülerdi ve “O ses Türkiye” yarışmasında bir yarışmacı vesilesiyle de epey tanındı. Ayrıca çok izlenen bir dizide de iki şarkısının çalındığına ben de şahit oldum.

Adı Ahmet Aslan; Dersim’in Hozat ilçesi doğumlu ve günümüzde 48 yaşında. Esasen çok uzun yıllardır müzik yapan bir isim. Son zamanlarda en popüler şarkısı Kul Nesimi tarafından 17. yüzyılda yazıldığına inanılan “minnet eylemem” türküsü. Tamamen farklı ve alternatif bir tarzda türkü yorumluyor. Hem konservatuvarlı hem de alaylı denebilir. Günümüzde Almanya’da yaşayan Ahmet Aslan müzik hayatında da Almanya’da devam ediyor.

Hem Türkçe hem de Kürtçe ve Zazaca dillerinde halk türküleri seslendiren Ahmet Aslan benim de sesini ve yorumunu çok beğendiğim bir sanatçı. Sanatçı tanımımın özellikle altını çizmek istiyorum zira magazinlere muhtaç olan ve tek vasfı şarkıcılık olan kişilerle karıştırmayalım.

Buyurun size çok popüler iki türküsünü sunmuş olayım.

1- Minnet Eylemem

Minnet Eylemem Sözleri

Har içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem

Bir acaip derde düştüm herkes gider karına
Bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rizkimi veren huda dir kula minnet eylemem

Oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken
Yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken
Cümlenin rızkını veren ol gani settar iken
Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem

Söz: Kul Nesimi

2- Şu Kanlı Zalimin Ettiği İşler

Şu Kanlı Zalimin Ettiği İşler sözleri

Şu kanlı zalimın ettiği işler,
Garip bülbül gibi saralar beni.
Yağmur gibi yağar başıma taşlar,
İlle dostun bir fiskesi yareler beni beni

Dar günümde dost düşmanım belloldu,
bir derdim var ise şimdi elloldu.
Ecel fermanı boynuma takıldı,
Gerek assa gerek vuralar beni beni beni

Pir Sultan Abdal’ım can göğe ağmaz,
Haktan emrolmazsa irahmet yağmaz.
Şu ellerin taşı hiç bana değmez,
İlle dostun bir tek gülü yareler beni beni beni

Oy beni beni beni
Dost beni beni beni
Can beni beni beni

Söz: Pir Sultan Abdal‘a ait olduğu sanılıyor ancak kesin bir bulgu yoktur.

Bir türküden daha fazlası: Kınıfır bedreng olur

Bir türküden daha fazlası: Kınıfır bedreng olur

“Kınıfır” Blogum çökmeden önce sitemde yer alan ve o zamanlar çokça dinlenen bir türküydü. Çoğumuzun hayatına “Urfalıyam Ezelden” dizisi ile giren bu türkü epey eski aslında. Urfa sıra gecelerinin vazgeçilmezlerinden premarin generic. Türkünün bestekarı İbrahim Özkan geçtiğimiz Temmuz ayında vefat etmiş.

Şimdi bu türküyü hem Öykü Gürman’ın sesinden hem de Sevcan Orhan yorumu ile yayınlıyorum. Bunun sebebi ise maalesef çok güzel seslendirmiş olsa da Öykü Gürman türkünün tamamını değil bir kısmını seslendirmiş. Doğal akışı dışında dizi için yorumlanmış.

Türkünün sözleri:

Yar uzakta gözüm görmez gülüm aman
Uzatıram elim yetmez
Hasretini çektiğime
Sözlerim çok dilim dönmez
Kınıfır (Karanfil) bed renk olur
Aşka düşen denk olur
İsterem başıya (başına) gele
Göresen ne renk olur
Kan gelir her gözyaşımdan gülüm aman
Ne çektim cahil başımdan
Tutacak dalım kalmadı
Ağlaram can ataşından

 

Çeçen Marşı

Çeçen Marşı

Çeçen marşını yıllar önce ilk dinlediğimde beni çok etkilemişti. Neredeyse amatör bir kayıt kalitesinde olan fakat gerçekten çok duygulandıran ve etkileyen bir müzik.

Daha çok Çeçenistan’ın işgali sırasında yaygın dinlenen ve hemen her muhafazakar playlistte bulunan bu parçayı yıllar sonra yeniden ilgiyle ve sevgiyle dinliyorum.

Sözleri Çeçen yazar Abuzer Aydemirov tarafından yazılan, Ali Dimayev tarafından bestelenip yorumlanan bu marş Çeçenistan devleti milli marşı değil ancak Çeçen direnişinin özgürlük ve kahramanlık marşıdır.

Gamsız Hayat – Ente el hayah

Gamsız Hayat – Ente el hayah

Müziğin evrensel bir dili olduğuna herkes inanır sanırım. Ancak son günlerde sağolsun bir arkadaşım sayesinde epey bir Arab müziği aşinalığım oluştu. Genellikle Türkiye toplumuna dayatılan Avrupa müzikleri dışında biraz da Amerikan tarzı müziklere kapımı açık tutmuş bunun dışındaki müziklere (bir yerlerden kulaklarıma tınısı düşmüş birkaç eser dışında) genellikle yabancıydım.

Daha çok Ortadoğu müziklerine ilgili bu arkadaşım müzik bilgimin epey genişlemesine çok büyük katkıda bulundu. Bu coğrafyanın bir ferdi olduğum halde kendi coğrafyamın kültürüne ne denli uzak olduğumu da bu vesile ile anlamış oldum. Genellikle kulağıma hoş gelen ve biraz da ruhuma dokunan her tür müziğe kulak kabartan bir insan olarak birbirinden farklı tarzdaki şarkıları ve sanatçıları tanımak bana büyük bir haz veriyor.

Şimdi sizlerle paylaşacağım iki şarkıdan biri belki de istisnasız hepimizin bildiği – Candan Erçetin’in Gamsız Hayat şarkısı – diğeri de Arapça – Myriam Fares‘in Enta El Hayah isimli şarkısı. İkisini dinledikten sonra sizler de göreceksiniz ki eserlerin müzikleri aynı sadece söz farklı. Onu da yine arkadaşımın verdiği bilgiler sayesinde sizlere aktarmış olayım;

Vikipedi’den de kolaylıkla Türkçe biyografisine (İngilizceden translate edilen berbat bir metin olsa da) ulaşabileceğiniz Fares Lübnanlı bir şarkıcı ve kendi şarkısının müziğini direkt Candan Erçetin’den alıyor. Yani bu sefer biz alan el değil veren el olmuşuz. Türkiye’de pek bilinmeyen şarkıların müziklerini cevval aranjörler eli ile yerli malı yaptığımızı çoğunuz zaten biliyorsunuz değil mi?

Her neyse sözü çok fazla uzatmadan sizleri şarkılarla baş başa bırakayım. Gamsız hayatı çoğumuz ezbere biliyoruz bence onun için sadece Arapça olan şarkının sözlerini alta yazacağım.

Önce Candan Erçetin’in 2002 de çıkan Neden isimli albümünden – Gamsız Hayat:

Ve Myriam Fares’in 2003 yılında çıkan ve Myriam adını taşıyan albümden Ente el Hayah

Enta el Hayah şarkı sözleri

Enta meen hawak biealbi doob
Enta meen lahda mabansak
Enta meen law anny ghaib youm
Alhaneen biaeeshni hawak

Lama bitkoon haddy atool shu btahlaly as-saat
Lama bitkoon haddy atool bitnaseeny alhayat
Lama bitkoon haddy atool shu btahlaly as-saat
Lama bitkoon haddy atool bitnaseeny alhayat

Enta elhayat min dounak ma baeesh ma baddy tibod anny
Baad billahza law anny bitgheeb bighiabak bitjaniny
Enta elhayat min dounak ma baeesh ma baddy tibod anny
Baad billahza law anny bitgheeb bighiabak bitjaniny

Min zaman shaghly aely feek min zaman ainy ma bitnam
Bilhanan ma rouhy am laeek bilhanan enta ahla gharam

Lama bitkoon haddy atool shu btahlaly as-saat
Lama bitkoon haddy atool bitnaseeny alhayat
Lama bitkoon haddy atool shu btahlaly as-saat
Lama bitkoon haddy atool bitnaseeny alhayat

Enta elhayat min dounak ma baeesh ma baddy tibod anny
Baad billahza law anny bitgheeb bighiabak bitjaniny
Enta elhayat min dounak ma baeesh ma baddy tibod anny
Baad billahza law anny bitgheeb bighiabak bitjaniny

Lama bitkoon haddy atool shu btahlaly as-saat
Lama bitkoon haddy atool bitnaseeny alhayat
Lama bitkoon haddy atool shu btahlaly as-saat
Lama bitkoon haddy atool bitnaseeny alhayat

Müzikler “.ogg” uzantılıdır ve ticari amaç taşımamaktadır.

Loituma – Levas Polka yada güzel bir şarkı

Loituma – Levas Polka yada güzel bir şarkı

Loituma geçmişten gelen gizemli sesin sahibi Finli müzik gurubu. Şarkılarında enstrüman yerine deyim yerindeyse ağızlarıyla melodiler çıkarıyorlar. (sanki başka yerlerinden çıkaracaklardı değil mi? ama ne yapayım  durumu anlatan cümle bu) İlk dinlememin üzerinden uzunca yıllar geçti. Bu blogun ilk haline de konu olan ilk başlıklardan biri bu esrarengiz tınıya sahip şarkıydı; Levas Polka yada yerel yazımla ieavas polkka. Sitenin eski halindeki tanıtım yazısında yani 19 Nisan 2009’da aynen şöyle yazmışım:

Açık yüreklilikle söylemem gerekirse bendeniz yarı sosyal olduğum için bu güzide grubu daha yeni tanıyorum. Oysaki o unutulamaz şarkıları Leva’s Polka (ievan polkka)’yı defalarca dinlemişim ancak yine de suçun tamamı bana ait değil. Çünkü dinlediğim versiyon hep farklı dillere uyarlanmış ve bol enstrüman, teknoloji aletleri katılan halleriymiş. İlk defa Loituma’nın orijinal versiyonundan o unutulmaz şarkıyı dinlediğimde hemen küçük bir araştırma yaptım ve grup hakkında detaylı bilgiye ulaştım. Ne yazık ki bugün grup yaşamıyor ancak yıllar öncesinden yaptıkları eşsiz müzik ile unutulmazlar arasına girdikleri kesin. Ya da en azından hafif gelenekçiliği de bulunan bendenizin unutulmazları arasına girmeyi başardılar.

O zamanlar bir heyecanla daha yeni keşfettiğim gurubu ve eşsiz şarkıları Leva’s Polka’yı hemencecik “unutulmaz” olarak nitelendirmişim. Üzerinden 6.5 yıl geçmesine rağmen ilk yazdığım yazıya tamamen katılıyorum çünkü hâlâ arabada dinlediğim müziklerin içindeki yerini koruyor.

Lafı fazla uzatmadan belki çoğunuzun dinlediği ve bildiği bu şarkının 1996 yılında çekilmiş ilk versiyonunu sizlere sunuyor şarkı sözlerini de hemen videonun altına ekliyorum. Bir tüyo; “salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen” nakaratında muhakkak eşlik etmelisiniz. Ağzınızın aldığı şekle ve çıkardığınız sese hayret edip bunun ne kadar eğlenceli olduğunu anlayacaksınız.

nuapurista kuulu se polokan tahti jalakani pohjii kutkutti.
ievan äiti se tyttöösä vahti vaan kyllähän ieva sen jutkutti,
sillä ei meitä silloin kiellot haittaa kun myö tanssimme laiasta laitaan.
salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen.
ievan suu oli vehnäsellä ko immeiset onnee toevotti.
peä oli märkänä jokaisella ja viulu se vinku ja voevotti.
ei tätä poikoo märkyys haittaa sillon ko laskoo laiasta laitaan.
salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen.
ievan äiti se kammarissa virsiä veisata huijjuutti,
kun tämä poika naapurissa ämmän tyttöä nuijjuutti.
eikä tätä poikoo ämmät haittaa sillon ko laskoo laiasta laitaan.
salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen.
siellä oli lystiä soiton jäläkeen sain minä kerran sytkyyttee.
kottiin ko mäntii ni ämmä se riitelj ja ieva jo alako nyyhkyytteek.
minä sanon ievalle mitäpä se haittaa laskemma vielähi laiasta laitaa.
salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen.
muorille sanon jotta tukkee suusi en ruppee sun terveyttäs takkoomaa.
terveenä peäset ku korjoot luusi ja määt siitä murjuus makkoomaa.
ei tätä poikoo hellyys haittaa ko akkoja huhkii laiasta laitaan.
salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen.
sen minä sanon jotta purra pittää ei mua niin voan nielasta.
suat männä ite vaikka lännestä ittään vaan minä en luovu ievasta,
sillä ei tätä poikoo kainous haittaa sillon ko tanssii laiasta laitaan.
salivili hipput tupput täppyt äppyt tipput hilijalleen.

Haluk mu Teo mu?

halte

Teonun Teoman olduğunu anlamadıysanız çok yeni model bir kuşaksınızdır.

Ben ortaokuldayken (ki o zaman sınıf arkadaşlarımdan daha büyüktüm) anket modası vardı. Herkesin anket defteri vardı ve standart sorulara tüm sınıf arkadaşları (bazıları sadece sevdiği kişilere yazdırırdı) kendine ayrılmış sayfada cevap yazardı. Güzeldi.

Issız bir adaya düşünce yanımıza alabileceğimiz üç şey ilk belki de o anketlerde doğdu ve fenomen oldu. İstanbul’un taşraya yakın bir semtinin orta halli mahallesindeki okulun öğrencileri arasında en çok merak edilenlerden biri de kuşkusuz başlığa kondurduğum soruydu. (uzun cümle kurma deneyi; başarılı) Haluk Levent mi çok tutuluyordu yoksa Teoman’mı? Neden Safiye Soyman mı yoksa Sibel Can mı diye sorulmazdı bilmiyorum.

Teoman’ın “paramparça” dışında şarkısını duymuşluğum da belki yoktu net hatırlamıyorum. Oysa Haluk Levent çok başkaydı. Kral Çıplak albümü yeni çıkmış ve tüm şarkılarını yalayıp yutmuştum ama ne yaparsın ki ergenliğin kapısındaydım ve kızların neredeyse tamamı “teooo” diye cevap veriyordu. Madem kızlar teo diyordu ben de teo yazmalıydım. Teo yazdım, çoğuna teo yazdım. Erkeklerin defterlerine belki Haluk Levent yazmışımdır ama erkeklerin defteri var mıydı varsa bile böyle bir soru var mıydı hatırlamıyorum.

Sonra yıllar geçti (15 yıl kadar) büyüdüm. Hayatın kızlardan ve kızlara yavşamadan ibaret olmadığını anlayalı da epey zaman oldu. Teoman’ı da Haluk Levent’i de o günden sonra daha dikkatli gözlemledim belki. Teoman sürekli sarhoştu, argo konuşuyordu, magazinlere çok yakalanıyordu, pervasızdı. Haluk Levent ise bilmediğim sebeplerden hep adliyelik oluyor, borcundan bahsediyor, siyasi mesajlar veriyor, bu arada tıpkı Teoman gibi şarkı üretiyordu. İkisi de yaşıyor bakmayın geçmiş zaman ekli yazdığıma öyle yazmak yazıya egzotik bir hava katıyor sadece.

Benim hafızamdan silinmediğine göre bu vak’a önemlidir bence. Unutmamışım ve hatta belki “bense devam yenilmeye aynı çarkı döndürmeye” diyen Haluk abime eşlik ettiğim her an ihanet ettiğimi düşündüğüm için hafızamdan silinmemiş.

Yeniden sorsak acaba ne nasıl bir cevap çıkardı bilmiyorum ama Haluk Levent’in şarkılarını hâlâ çok seviyor ve dinliyorum. Teoman’da bir süre müzaikten uzak durdu ama onun da “bir kar taresi or kor dirimir ucura” şeklinde tekerleme yaptığım şarkısı dahil çok güzel müzikleri olan bir sanatçı.

Hepsi çocuklarım gibi!