Cemil Meriç’ten dayak yemek…

Cemil Meriç’i bilir misiniz? Ben de geçen haftaya kadar bildiğimi zannedenlerden biriydim. Bizim ülkemizin makus talihi midir bilemem ama maalesef günümüzde bu topraklar hep bilmediğine hayran ve bilmediğine düşman yığınlarla dolu. Kendimden biliyorum.
Daha önce bana “Cemil Meriç kim?” diye sorulsa “şöyle iyi bir adam şöyle iyi bir yazar” diye atıp tutardım. Aslında lafın gelimi “iyi adam” diyorum zira çok da iyi bilmezdim Meriç’i ve maalesef internetten kişiyi tanımaya çalışmak da genellikle tehlikeli oluyor zira herkes kendi düşüncesine göre yorumlayıp sunuyor. Zaten bizim ülkemizde yorumsuz haber dahi yok.

Cemil Meriç kültür merkezi vardı sanırım Ümraniye’de gözüme çarpmıştı. Kötü adam olsaydı adı kültür merkezine verilir miydi? Ya başka isim bulamadılarsa? Saydım farklı illerde 5 caddeye ismi verilmiş,(daha fazla olduğuna eminim) İstanbul’da bir de Cemil Meriç mahallesi var. Adı verilen okul sayısı bir hayli fazla. Eminim hiçbiri Cemil Meriç yaşarken onun adıyla anılmamıştır; sonuçta ölü kahramanlar seven bir ülkeyiz.

Toparlayalım;

Geçen hafta Cemil Meriç’le tanışmak adına “Bu Ülke” kitabını aylardan sonra tekrar aldım elime. Daha önce okuma teşebbüsünde bulunmuş olsam da giriş kısmından öteye gidememiş ve asıl Cemil Meriç’in “Entelektüel Otobiyografi” de değil kitabın iç taraflarında olduğunu öğrenememiştim.

Kitabı okudukça sağlı sollu kroşelere maruz kalıyor gibi oldum zira devasa bir önyargı ile başladığım kitabı “çok cahilim keşke ölsem” psikolojisinde okumaya devam ediyordum. Okudukça yamuluyor, yamuldukça hayretler içerisinde irkiliyordum. Etkisinde kaldığım çok kitap oldu ancak hiçbiri Cemil Meriç’in “Bu Ülke”sine yaptığım yolculuğa benzemiyor.
cmeric – bu ülkeÇok sağlam yumruklar yedim!

“Ee hani bu adam batı hayranıydı” diye başlıyor sorular. Yanlış mı anlamışım onca eleştiriyi diye düşünüp tekrar arama motorunda bir Cemil Meriç araması yapıyorum. Hayır efendim hiç de yanlış anlamamışım bal gibi de “batı hayranı” diyen de var “marksist artığı” diyen de! “Komünistti ama döndü” diyen de var “Müslüman komünistti” diyen de. İnsanları sınıflandırmaya pek hevesliymişiz bunu anladım. Baştan aşağı “öze dönüş” için çırpınan satırlardan “batı hayranlığı” çıkaran düşünce muhtemelen “bilmediğinin efendisi” konumundadır.
“Bu yaşa kadar onca kitap okudum” böbürlenmesinden sonra “okuduğum hiçbir kitaba böyle bakmadım” hayıflanmasına maruz kaldığım satırlarda okuduğum tüm kitaplarla ilgili yorumların yanı sıra okuduğumun belki bin katı kitap hakkında da merak sahibi oldum.

Cemil Meriç çözümcü değil bir kere sadece “tanıcı” bu kitapta. Hastalığın tanısını koyuyor ama tedavi etmiyor. Kansersin diyor ama ilaç adı vermiyor sadece “böyle yaşamaya devam edersen ölürsün” diye ima ediyor. “Geri dön” diyebiliyor ama hangi yoldan geri dönmene karışmıyor. “Din avrupa için afyondur ama bizim için şuurdur” diyor, “Kurtuluş şuurla başlar” diye ekliyor.

Burada size Cemil Meriç’i anlatmaya yahut okuduğum kitabın özetini çıkarmaya çalışmayacağım zira bunu yaparsam başta kızdığım “herkes kendine göre anlatıyor” durumuna düşerim. Kitabı okurken sosyal medyaya şöyle bir mesaj yazmışım; “Bu aradığım kitap değil; beni arayan kitap! Bırak seni de sana tanıtsın… Ölmek isteyeceksin!”

Cemil Meriç’in şahsını boş verin! İnsanlar ölümlüdür eserler kalıcıdır. Okuyun demiyorum “Bu Ülke” yi görmenizi şiddetle tavsiye ediyorum! “Bakın” demiyorum; “görün!”

Enes Ali
Kasım 2015

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir